6 Ağustos 2009 Perşembe

kara sineğin laneti

Uykusuz bir şekilde saatlerce sıra beklemekle geçen o günden sonra, gece nöbetime bir zombi kılığında gittim ve böylece görevimi tam anlamıyla gerçekleştirmiş oldum. Bitmek bilmeyen saatlerimin tek ilacı ise Selin'den başkası değildi. Zor bela evime vardığımda da haliyle yatağıma kule gibi devrildim. Güzelim yaz uykularınızın belalılarıdır sivrisinekler değil mi? Bense gündüz uyuduğum ve o sıcakta terden yatağa yapıştığım içindir ki; benim belalılarım ise kara sineklerdir.
***
Uyuyordum. Koluma kondu, yarı uyanık bir şekilde kolumu salladım gitti. Sonra bacağıma kondu, bacağımı salladım yine gitti. Başka bir uzvuma konacak diye beklerken içim geçmiş. Aniden kulağıma vızzz diye yaklaşıp sonra da tttzzııp diye çarpıp kaçtı. Sıçradım yattığım yerden uyku sersemi, sinirlendim ama o halde bir sineği avlayamayacağımın farkında olup parmağımı da sesten rahatsız olduğum için kulağıma sokup titrettim. Biricik uykum devam edecektim ki sinek yaradılışı beni yine rahat bırakmayıp tam yine içimin geçtiği bir anda yakalayarak tekrar kulağıma vızzz diye yaklaşıp sonra da tttzzııp diye çarpıp kaçtı. Bu sefer o sinirle daha yükseğe sıçrayıp ani bir hareketle yatağımda vertikal pozisyona geldim ve dayanamayıp bağırdım. Sinirlerim harap olmuştu n'apçağımı bilemez bir halde yağtağımda öylece ağlamaklı oturuyordum ki işte o sinek geldi yatağın kenarına pıt diye kondu. Ben ki sevmem sinekleri böcekleri öldürmeyi, ama dedim: "Sen misin benim kulağımda vvvtzzıp'layan." Açtım ellerimi, usulca avına yaklaşan bir kaplan gibi aldım sineği ellerimin arasına, ÇAT! Tabii ki hedefi şaşırmadan sineğin varını yoğunu aldım. Üstüne bir de onu yuvasında bekleyen dişisini veya yavrularını umursamadan hatta gelmişine de geçmişine de lanet okuyarak güçlü bir fiske ile sineğin naaşını yatağımdan kapıma doğru metreler öteye fırlattım. Artık rahat bir şekilde uykuma devam etmem gerektiğini düşünüp tekrar horizonal pozisyona geçtim. Fakat nafile, o sıcakta tekrar uykuya dalmak mümkün değildi. O sırada aklıma canını aldığım sineğin vvvtzzıp'ları takıldı. Düşündükçe sineğin bir afro-amerikalı olduğunu ve gelip beni "wwhatssup?" diye uyandırdığını gördüm. Rüyada olduğumu hissederim ben ve bu yüzden rüyalara yön verme yetim vardır; fakat öldürdüğüm bir sinekle dude muhabbetine girip kendimden tiksinmeden önce gözlerimi açtım ve yatağımdan kalkıp salondaki bu sinekkovar spreylerden aranmaya gittim. Bulduğum sprey bitmişti ve başka bir sineğe daha takatim kalmamıştı çünkü biliyordum, odamda bir yerde onlardan bir tane daha vardı. Tekrar yattım yatağıma ve birkaç dakika sonra siktimin sineği geldi koluma kondu. Hemen uyanıp yine ani bir hareketle oturdum yatağıma. Bu sefer de oturduğum yerde içim geçmiş.. Sineğin elime konmasıyla açtım gözlerimi, parmak uçlarımda dolaşıyordu. Tamam, biraz tiksindirici olabilir ama planımın kusursuz bir şekilde ilerlemesi için buna sabretmem gerekiyordu. Kıpırdamadan bekledim ve izledim. Sinek, işaret parmağımdan aşağıya doğru ilerleyip avcuma geldiği anda, KIP! Evet, avcumu süpersonik bir hızla kapatıp sineği içeride hapsetmiştim. Çırpınışlarını hissediyor, yakarışlarını duyabiliyordum. Yumruğumu salladım hızlıca, şerefsizin başı dönsün de çırpınmasın artık diye. Baktım sakinleşti, masamda içip bıraktığım boş bi kola şişesini kaptığım gibi sineği içeri postalayıp kapağını da hemen kapattım. "Görsün şimdi el mi yaman, ben mi yaman" diyerek sineğin şişe içindeki hareketlerini bir süre izledikten sonra, vicdanım daha rahat bir halde, bir leş ve bir de esirle şimdilik kazandığım bu görkemli zaferi mükemmel bir uykuyla kutladım. Yetenekli bir avcı olarak doğmuşum, bugün bunu farkettim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder