Kız dengesizin tekiymiş, çocuk ise kıza aşık bir optimist. Üstelik daha pazartesi günü tanışmışlar, bugün ise çarşamba...
Pazartesi günü tanışmışlar. Kız onu evine davet etmiş bir arkadaşıyla birlikte. Üç kakule çekirdeği tadında güzel bir muhabbet ve cuma günü için yemek sözü..
"Kakule çekirdeklerinin tadı hala ağzımda, tanıştığımıza çok sevindim Feyza" yazıyordu çocuğun bir saat sonra gönderdiği mesajda.
Pazartesinin elinden anca bu kadarı gelmiş.
Salının sabahında okulda karşılaşmışlar. Konuştukça yakınlaşmışlar, yakınlaştıkça susmamışlar. Hikayeler anlatıldı, şakalaşıp gülüşüldü. Kız çocuğu öpmek istemiş, ama çocuk bunu fark edemedi. çocuk kızı öpmek istedi, ama kız bunu fark edememişti. Vakit ayrılık vakti olduğunu düşündüklerinde bile öpüşmediler. Ama aslında vakit sadece öğlen vaktiymiş. Dersi için ayrılan kızın peşinden gitti çocuk kaderini değiştirmek için. Kendisinin bile beklemediği bir anda, bir anlığına çatlamış dudaklarını kızın ıslak dudakları üstünde buldu. Şaşırdılar, ama sorun yoktu. Bundan hoşlandılar. Bir daha öpüştüler, sonra defalarca öpüştüler. Hatta dersten kaçıp yine öpüştüler.
Çocuk çok eğleniyordu, kız da öyle..
Okulda ne yaptılarsa, evde daha fazlasını yaptılar. Daha çok konuştular, daha çok öpüştüler. Çocuk mutluydu, kız huzursuz. Belki de çocuk huzursuzdu, kız mutlu.. Ve işte salının sonu: çocuk evine döndükten sonra kız onu arar ve çocuğun mutsuz olacağı birkaç cümle kurar.
"Sevgili olmak istemiyorum Arda"
Çarşamba ise karmakarışık bir duygu çorbası. kız dengesizin teki, çocuk ise ona aşık bir optimist. Kızın çocuğa ihtiyacı yok, onu istemiyor veya onu istiyor (dedim ya dengesiz diye) çocuğun beyni sulanmış, kalbi kırılmış. ama vazgeçmek istemiyor.
"Kırık kalbimden daha çok sevdiğim bir şey yok sanırım" diye düşündü çocuk bir an için. Vazgeçmedi yani. Çocuk vazgeçmeyince de kızı şunu söylemek zorunda bıraktı: "Seni istemiyorum." Ağzından çıkan o güzel ses bunu söylüyordu; fakat çocuk daha dikkatli düşünseydi kızın söylediği şeyin, "seni istememeliyim" olduğunu anlayabilirdi.
Çocuk kızı evine bıraktı, kız onu içeri davet etti. Çocuk istemeyerek reddetti kız ise ısrar etmedi. Ama unuttukları bir anlaşmaları vardı; çocuğun çarşamba günü giydiği en sevdiği gömleğine karşılık, kızdan çocuğa bir hatıra. Çok geçmeden çocuk bunu hatırladı ve geri döndü. Kız onu tekrar içeri davet etti. Çocuk bu sefer reddedemedi, teslim oldu. Öpüştüler. Sonra çay içip kendilerine kural koydular. Orta yolu bulduktan sonra çarşambayı da bitirdiler.
Çocuk evden ayrılırken yine öpüştüler. Kız için belki aşkın önemli bir simgesiydi, belki de sadece sıradan bir iyi geceler öpücüğü; ama sonuçta çocuk için umut dolu, güzel bir öpücüktü...
19 Aralık 2025 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)