Babamin işi muhasebe ve yöneticilik üzerine. Öğrenci yurdu sahibidir kendisi. Kız Öğrenci Yurdu... Önemli olan bu değil aslında. Konumuz: yurdun güvenlik personelinin 2 haftalık olan yıllık izni, ve o izin sebebiyle nöbetçi nöbetçi olan benim, oyuna dahil oluşumdur.
***
Artık gecelerin korkulu bekçisi oldum, e haliyle gündüzleri bayılıp kalıyorum. Günlerimden iki haftalığına fedakarlık edip babama yardım ediyorum. Bu arada evet, kızlar bana emanet. Şimdi diyeceksen: "Ooo Gugu, hayırlı işler.. Hadi yine iyisiin" hiç deme bence, çünkü çakarım alnının çatına haa. Ayıp vallahi, onlar dünya ahiret bacımdır evelallah. Hem benim sevdiceğim var; bakamam yan gözle kimseye. Bekliyorum 2 hafta sonra memleketime gidip onun elini tutmayı, bir de kestane gözlerine bakıp "Çok sevdim kız seni" demeyi. Bekliyorum, herşey çok güzel olacak... Neyse tamam tamam, başlıyorum anlatmaya.
***
Çarşamba günleri de haftalık izin günüdür güvenlik görevlimizin. Ara sıra babamın yerine ben nöbet tutarım. Geçen seneydi sanırım, yine bir çarşamba gecesi görevdeyim. Herşey gayet yolunda, asayiş berkemaldi ki; baktım biyerden müzik sesi geliyor, gecenin sessizliğinde de epey bir gürültülü çıkıyor. Kafamı çıkarıp camdan baktım. Çekmiş taksisini kız yurdunun yanına, açmış arabesk fantezi müziğini son ses, elinde de birası, kankasıyla "vöaleğeavöaleğa" diye muhabbet ediyor. Olmaz kardeşim, çok yanlış. Etik değil bir kere. Bacılarımın rahatsız olduklarını, bir erkeğin onları bu durumdan kurtarmalarını beklediklerini hissettim. Görevimin adamı olup, herşeyden öte erkek olup, çıkıştım bu lavuklara. Dedim:"Saatten haberiniz var mı sizin? Hadi abicim kısın şunun sesini". Demez olaydım. Lanet olsun ki sarı uzun saçım, ve beybi feys görünüşüm, bu durumlarda bana inanlımaz bir dezavantaj oluşturuyor. Zaten avantaj oluşturabilecek başka bir yanımda yok o taksici beylere karşı. Haliyle şaşırdılar önce. Şaşkınlıklarını üstlerinden attıklarında ise "Okey canım senin için iki volüm kısarız." diyip gülerek taşak geçtiler benimle. İşte o anda, Beşiktaş'ın Liverpool'dan yediği 8 golü ben 2 saniyede yemiş gibi oldum. Sinirlenmiştim sevgili okurum... Çok sinirlenmiştim. Çok yanlış bi adım atmışlardı ve benim için yapacak tek birşey vardı. Babamın bu mevzular için sakladığı boruyu kaptığım gibi, "Sen misin benimle taşak geçen... S.ktim ulan belanızı şimdi" diye naralar atarak, bu lavukların ağızlarını burunlarını, bütün kemiklerini tekeer tekeer bi güzeel kıramadım. Yok, yapamadım. Cesaret bile edemeden, direk yapıştım telefona. Dedim: "Alöğ" Dedi: "Polis İmdat, buyrun". Dedim:"Bööyle, bööyle.." Sağolsunlar kırmadılar beni, 5 dakika içinde iki polis ekibi gelip bu lavukları bir güzel patakladı. Ben de "oooğh canıma da değsin ooğh" diyerek afiyetle izledim o sahneyi. Gel gör ki bu olayın bir geri dönüşü olucaktı, ve gecikmeden oldu da. Ortalık yatışıp polislerde gittikten sonra geldi taksici kardeş, dedi: "Sigdim mi lan ben seni, Ha?" Eh, haliyle sinirliydi arkadaş biraz. Ben birşey diyemeden yineledi: "Sigdim mi oluğm ben seni? Ne ihbar ediyoğn?" Gecelerin korkusuz bekçisi olan bendim güya ama şimdi beni korku dolu sahneler bekliyordu. Dedim içimden:"İşte şimdi sıçtığın andır Gugu. Buraya kadarmış..." Neyse belki tutar diyerek abimsin ayağı çektim, o da kıyamadı beni dövmeye heralde ki bir iki tehditte daha bulunduktan sonra çekip gitti. Bense akıllandım, artık gecelerin korkulu bekçisiyim. Korkuyorum olay çıkacak diye ama neyse ki boru duruyor hala aynı yerinde...
süper, süper !!! :)
YanıtlaSil